Osuruklar Neden Kokar?
Bütün osuruklar kokmaz — aslında çoğu kokmaz. Gazın kokusu, bağırsak bakterilerinin fermantasyon sırasında ürettiği küçük bir kükürt içeren bileşikler grubundan kaynaklanır. Bağırsak gazının %1'inden azı, rahatsızlığın %100'ünden sorumludur.
Suçlu: Kükürt Bileşikleri
Kokan bir osuruktaki başlıca suçlu, çürük yumurtaya o kötü şöhretli kokusunu veren aynı bileşik olan hidrojen sülfürdür (H₂S). Bağırsak bakterileri, proteinlerde bulunan kükürt içeren amino asitleri — özellikle sistein ve metiyonini — parçaladığında oluşur. İkinci bir katkı, lahana benzeri bir koku taşıyan metantiol ve daha tatlı, daha karmaşık bir nota katan dimetil sülfürdür. Bu üç bileşik birlikte — milyonda yalnızca 1–3 parça kadar düşük konsantrasyonlarda bulunur — kükürt moleküllerine olağanüstü duyarlı olan insan burnu tarafından algılanabilir.
Neden Bazı Osuruklar Diğerlerinden Daha Kötü Kokar
Koku yoğunluğu neredeyse tamamen beslenmeye bağlıdır. Yüksek proteinli yiyecekler — yumurta, et, balık ve süt ürünleri — kükürt içeren amino asitler açısından zengindir ve hidrojen sülfür üretimini çarpıcı biçimde artırır. Brokoli, lahana ve karnabahar gibi turpgil sebzeler, sindirim sırasında kükürt bileşiklerine parçalanan glukozinolatlar içerir. Öte yandan karbonhidrat açısından zengin bir diyet, daha büyük hacimli ama belirgin biçimde daha az kokan osuruklar üretir; çünkü karbonhidrat fermantasyonu esas olarak kokusuz hidrojen ve karbondioksit üretir.
Paradoks: Büyük Osuruklar ile Kokan Osuruklar
İşte sezgiye aykırı bir gerçek: en gürültülü, en hacimli osuruklar genellikle en az kokanlardır. Büyük, gazlı bir osuruk esas olarak azot, hidrojen ve karbondioksitten oluşur — hepsi karbonhidrat fermantasyonundan veya yutulan havadan gelen kokusuz gazlar. Sessiz, ölçülü salınım ise rahatsızlık veren yoğun kükürt bileşiklerini içerme olasılığı çok daha yüksektir. Bu, „sessiz ama ölümcül” deyişinin bilimsel temelidir — ve doğrulanır.
Koku Algısında Bireysel Farklılıklar
Herkes osuruk kokusunu aynı yoğunlukta algılamaz. Koku reseptörü genlerindeki genetik varyasyonlar, bazı insanların hidrojen sülfüre diğerlerinden belirgin biçimde daha az duyarlı olduğu anlamına gelir. Ayrıca belirli kokulara düzenli maruz kalmak koku adaptasyonuna yol açar — beyniniz arka plan gürültüsü saydığı bir kokuyu kelimenin tam anlamıyla kaydetmeyi bırakır. Bu, insanların odadaki başkaları acı çekerken kendi gazlarını çoğu zaman neden fark etmediğini açıklar. Bu bir kendini kandırma değil — koku sinirbilimidir.
Koku Bilimi
- Hidrojen sülfür, insan tarafından milyarda 0,5 parça kadar düşük konsantrasyonlarda saptanabilir.
- Osuruk gazının yalnızca yaklaşık %1'i kükürt bileşikleri içerir — ama kokuya tamamen onlar hâkimdir.
- Aktif kömürlü iç çamaşırı osuruk kokusunun %90'a kadarını emebilir.
- Vejetaryenler, daha düşük kükürtlü amino asit alımı nedeniyle genellikle daha az kokan osuruklar üretir.
İlginç Bilgi
NASA, uzay araçlarındaki gazı ciddi biçimde araştırdı. Bir mekiğin veya uzay istasyonunun dar bölmelerinde hidrojen sülfür birikimi gerçek bir endişedir — mühendisler, uzun görevlerde mürettebatın gazıyla başa çıkmak için özellikle hava filtreleme sistemleri tasarlamak zorunda kaldı.
Kaynaklar
- Suarez, F.L. et al. (1998). Insights into human colonic physiology obtained with a new gas chromatographic approach. American Journal of Physiology.
- Levitt, M.D. et al. (1999). Evaluation of an extremely flatulent patient. American Journal of Gastroenterology.