Osuruklara Neden Güleriz?
Osuruk şakaları evrenseldir. Sümer kil tabletlerinden Netflix özel programlarına, anaokullarından huzurevlerine — çok az uyaran, insanın arka tarafından gelen beklenmedik bir ses kadar güvenilir biçimde gülüş tetikler. Mizah bilimi bu soruyu ciddiye aldı ve osuruğun kendisinin çok ötesine geçen içgörüler ortaya çıkardı.
Zararsız İhlal Kuramı
En etkili modern mizah kuramcısı, Colorado Üniversitesi'nden Peter McGraw, Zararsız İhlal Kuramı'nı (BVT) Joel Warren ile birlikte geliştirdi. Bu çerçeveye göre mizah, tam da bir şey aynı anda bir normu ihlal ettiğinde (ihlal) ve bu ihlal zararsız olarak algılandığında (zararsız) ortaya çıkar. Kamusal bir osuruk, bedensel ölçülülük toplumsal normunu ihlal eder — ama neredeyse hiçbir zaman sonuç doğurmaz. Kural çiğneme ile zararsızlığın bu birleşimi komik etkiyi üretir. BVT ayrıca aynı osuruğun farklı bağlamlarda neden farklı „tuttuğunu” da açıklar: kilisede spor sahasındakinden daha komik görünür, çünkü norm ihlali daha ağırdır — ama yine de zararsızdır.
Gelişim Psikolojisi: Küçük Çocuklar Bile Neden Güler
Çocuklar, beden işlevlerini adlandıracak dilsel araçlara sahip olmadan önce onlara gülmeye başlar. Gelişim psikologları, osuruk seslerine gülme tepkilerini yaşamın daha ikinci yılında gözlemler. Nedeni, toplumsal normların anlaşılmasının erken gelişimindedir: çocuk, beden işlevlerinin belirli bağlamlarda istenmediğini zaten içselleştirmiştir — ve bunların beklenmedik ortaya çıkışını komik bir kural ihlali olarak deneyimler. Yale Üniversitesi'nden Paul Bloom, çocukların ahlaki gelişimi üzerine çalışmalarında, beden işlevleri hakkındaki mizahın toplumsal kural kavrayışının erken bir göstergesi olduğunu savunur. Çocuklar osuruklara güler çünkü bunun yapılmaması gerektiğini zaten bilirler.
Toplumsal Yapıştırıcı: Grup Olgusu Olarak Osuruk Mizahı
Gülüş toplumsaldır: insanlar toplulukta yalnız olduklarından 30 kat daha sık güler. Osuruk mizahı bir grup olgusu olarak özellikle iyi işler çünkü herkeste bulunan ortak bir fiziksel deneyime — yaş, eğitim ya da kültürel kökene bakılmaksızın — değinir. Toplumsal gruplarda beden işlevleri hakkındaki mizah çoğu zaman bir statü eşitleme mekanizması işlevi görür: yüksek statülü bireyler dahil oradaki herkese fiziksel eşitliklerini hatırlatır. Kuruluşlarda mizah kullanımı üzerine çalışmalar, düşük statülü beden işlevleri hakkında ara sıra şaka yapabilen yöneticilerin daha özgün ve ulaşılabilir algılandığını gösterir. Osuruk demokratikleştirir.
Bazı İnsanlar Neden Osuruklara Gülmez
Herkes osuruk şakalarını komik bulmaz — ve bu psikolojik açıdan açığa çıkarıcıdır. Tiksinti tepkilerinin yoğunluğunun bir ölçüsü olan yüksek Tiksinti Duyarlılığı Puanına (DSS) sahip kişiler, beden işlevi mizahını düşük DSS'li kişilere göre belirgin biçimde daha az eğlenceli bulur. Tiksintinin ahlaki-psikolojik boyutunu inceleyen New York Üniversitesi'nden Jonathan Haidt, tiksinti duyarlılığının siyasi ve ahlaki tutumlarla yakından ilişkili olduğunu gösterir. Muhafazakâr kişilikler ortalama olarak daha yüksek DSS puanları gösterir ve beden mizahına daha çekingen tepki verir. Çıkarım: bir osuruğun komik olup olmaması, gülen kişinin kişiliği hakkında bir şey söyler.
Biliyor muydunuz?
- İnsanlar toplulukta yalnız olduklarından 30 kat daha sık güler — mizah öncelikle toplumsal bir olgudur.
- Zararsız İhlal Kuramı, mizahı bir norm ihlali ile zararsızlığın birleşimi olarak açıklar.
- Çocuklar iki yaşından itibaren osuruklara güler — toplumsal kural anlayışının erken bir göstergesi.
- Yüksek tiksinti duyarlılığı, beden mizahından alınan keyfin azalmasıyla ilişkilidir.
İlginç Bilgi
Hertfordshire Üniversitesi'nin 2002 tarihli, 70 ülkeden 40.000 kişinin katıldığı ve dünyanın en büyük şaka deneyi olarak duyurulan çalışmasında, osuruk şakaları hiçbir dilde „nesnel olarak” en komik puanını almamış olsa da tutarlı biçimde en çok paylaşılan şakalar arasında yer aldı. Güçleri evrenselliklerinde yatar.
Kaynaklar
- McGraw, A.P. & Warren, C. (2010). Benign violations: Making immoral behavior funny. Psychological Science, 21(8), 1141–1149.
- Provine, R.R. (2000). Laughter: A Scientific Investigation. Viking Press.
- Haidt, J. et al. (1994). Individual differences in sensitivity to disgust. Personality and Individual Differences, 16(5), 701–713.
- Bloom, P. (2013). Just Babies: The Origins of Good and Evil. Crown Publishers.